Aylık arşivler: Temmuz 2014

Ağız Kokusunun Nedenleri Nelerdir?

Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya sebebiyet vermektedir. Ölü veya ölmek üzere olan bakteriler, sülfür bileşiklerinin oluşmasına neden olur. Bakteri tabakaları ve yiyecek kalıntıları dilin arka kısmında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir şekildedir ve bakterilerin yaşamasına uygun bir özelliği vardır. Büyük oranda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir. Eğer diş yüzeyi temizlenmez ise; kısa zamanda bakterilerin yaşamasına uygun bir ortam oluşur. İleri derecede dişeti sorunlarına sahip olanlarda, bireyin kendi kendine temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. Derin dişeti cepleri gibi bu tür alanlar da kötü kokuya neden olur. Şanslıyız ki ağız boşluğundan dolayı oluşan kötü kokuların tedavisi kısa sürede sonuç vermektedir ve problem çözülebilmektedir. Ayrıyetten sinüzitli kişinin geniz akıntısının iltihaplı olması, bademcik iltihabından meydana gelen nedenler, diş ve diş eti hastalıklarından kaynaklanan sebepler, mide ve bağırsak sistemi hastalıklarından kaynaklanan sebepler, dil üzerindeki mantar enfeksiyonlarından kaynaklanan sebepler kişinin nefesinde hoş olmayan bir kokuya sebep olabilir.

Basura İyi Gelen Bitkiler

Diğer hastalıklarda olduğu gibi basur için de bitkisel/doğal çözümler bulunmaktadır.Ravend, podofilin, hind yağı,incir,semiz otu iyi gelecektir.Ekmek ve patatesi azaltmalı; lahana, karnabahar, pırasa, ıspanak, kuşkonmaz yememelisiniz.Lifli gıdalar tüketmeniz ve patlıcan tedavisinizi uygulamanız da şiddetle önerilir.Unutmayın ki bunları gönül rahatlığıyla kullanabilecek/uygulayabilecek olsanız da kesin işe yarayacak diye bir şey yok.Alternatif tıp sizi yarı yolda bırakmayacak diye bir şey de yok fakat basur tedavisi için etkili bir destek olduğunu düşünüyorum bu beslenmenin.Basurun şiddetine göre etki seviyesi belli olacaktır, ne kadar iyi hissederseniz o kadar devam etmenizi öneriyorum.
Ayrıca bunu da okuyun : http://internetcoplugu.com/saglik/hemoroid-nedir-hemoroid-tedavisi.html

Upload Yaparak Para Kazanmak (Turbobit)

     Upload Yaparak Para Kazanmak (Turbobit)

Merhaba arkadaşlar, şu anda eskisi kadar kazandırmasa da dosya upload ederek(yükleyerek) para kazanmaktan bahsedeceğiz.Sistem işleyişi tam olarak biz dosya yüklüyoruz forumlarda veya kendi sitemizde paylaşarak kitleye ulaşıyoruz.Bu yazımda tam olarak turbobit.net sitesi için anlatım yapacağım açıkçası çoğu sitenin ölmesi bi yana ödeme veya sayım olarak güvenemiyorum diğerlerine.

Genel olarak kazanmamız için 2 yol var;

1)Site Sahibi Olarak Kazanmak: Farklı üyelerin paylaşım yaptığı bi siteniz vardır sizin siteniz olduğu için kazanırsınız

2)Siz paylaşım yaparsınız.

a)Download başına ödeme yani PPD (Pay Per Download): 1000 indirme başına ödeme alırsınız.

b)Sizin linkinizden girip premium alınırsa komisyon alırsınız PPS(Pay Per Sell).

Turbobit farklı kazanç seçenekleri sunsa da benim tavsiyem mixed sisteme geçmeniz.Bu durumun daha karlı olma sebeplerinden biri de upload siteleri indiren kişiler için ülkelere verdiği ödemeleri a,b,c… diye sınıflandırır.ppd sistemde Türkiye b grubunda yer alırken mixed sistemde hem download hem premiumdan kazanırsınız ve Türkiye a grubunda yer almakta.Bunu da ayarlar bölümünden düzenleyebilirsiniz.

Ödeme sınırı 10$ ve 1 hafta içinde onaylanıp paypal hesabınıza yatar.Aşağıda da ödeme kanıtlarımı görebilirsiniz;

ödemeler

 

YGS İle Girilebilecek 4 Yıllık Bölümler

     4 Yıllık Yüksekokullar
Bazı öğretmenlikler, birkaç istisna bölüm dışında da tercih döneminde dikkatinizi çekmiş olması gerek uygulamalı teknoloji ve işletmecilik/uygulamalı yabancı diller/sağlık “yüksekokulu” vs ama orada yüksekokul görünce ve ygs ile aldığını görünce insan ister istemez 2 yıllık mı diye düşünüyor.Bu bölümler için daha çok lys sınavında güzel bir puan yapmış olmamak veya meslek lisesi mezunu olunması tercih sebebi.Bir bilişim sistemleri ve bilgisayar teknolojisi bölümü ile bilgisayar mühendisliğini kıyaslayacak olursak mühendislik bölümlerinde matematik ve fizik gibi dersler ağır şekilde gösterilirken yüksekokulda dersler daha çok laboratuvarda uygulamaya dönük olarak gerçekleşmektedir.Bir güzel yanı da örneğin Bilkent Üniversitesi CTIS(bilgisayar teknolojisi ve bilişim sistemleri) bölümünde fazladan olan staj ve diğer uygulamalar sayesinde öğrenciler mühendislik öğrencilerine göre daha erken tecrübe edinmiş oluyor.İşletme bilgi yönetimi bölümünde ise bilişim ve işletme alanlarını biraraya uygulamaya dönük olarak getirmek amaçlanmış olsa gerek,hemşirelik,anestezi gibi alanlar ise direkt olarak uygulamaya dönük olduğundan bu şekilde açılmıştır.Dezavantajları ise genellikle fakülte öğrencilerinin aksine kampüs hayatını tam anlamıyla yaşayamazlar.Anlık hırslarla ben oraya okumaya gidiyorum gibi çıkışlar yapabilirsiniz fakat güzel bir başka bölüm kazanmışken öncelikli tutmamanızı tavsiye ederim bu bölümleri ayrıca yaptığınız işin bilimini öğreneceğiniz bir ortam olmadığını unutmayın.Tabiki bunun için de istisnalar var bazı bölümler için okulun size katacağından çok sizin kişisel çalışmalarınız önemlidir.