Ekmeleddin İhsanoğlu Kimdir?

 Cumhurbaşkanı adaylarından Ekmeleddin İhsanoğlu, İsrail’in Gazze saldırısının iç siyasette malzeme edilmesine tepkisini gösterdi. İhsanoğlu, “Bu zalimce saldırının son bulması, ateşli ifadelerle heyecanlı nutuklarla olmuyor. Uluslararası meseleler hassas dengelere ve çok taraflı diplomasinin ilerletilmesine bağlı olarak ancak neticelenebilir.” dedi.


 

Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, merhum Başbakan Adnan Menderes, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve eski başbakanlardan merhum Necmettin Erbakan’ın mezarlarını ziyaret etti. İhsanoğlu’nun Menderes’in kabrini ziyareti sırasında duygulandığı görüldü. Söz konusu olan bu ziyaretin bir vefa borcu sayıldığını anlatan İhsanoğlu, “Türkiye’de eğer bugün biz bu demokratik sürecin içerisinde belli bir çizgiye geçtiysek, milletimizin verdiği bu şehitler sayesinde gerçekleşmiştir. Adnan Menderes ve yoldaşları olmasaydı, Türkiye hiçbir zaman diktatöryadan, mutlakiyetten ve otoriter rejimlerden kurtulamazdı. Bunların sayesinde biz demokrasi mücadelesi veriyoruz. Onlar canları pahasına bu demokrasiyi buldular. Bize de düşen bu demokrasiyi ilelebet yaşatmaktır. Babamdan, ailemden Menderes sevgisi aldık.” sözlerini kullandı. İhsanoğlu, bunun ardından 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın kabrini ziyaret etti. Özal’ın kabri başında dua eden İhsanoğlu, ardından şunları söyledi: “Önce insan ve liderlerden birisi. En sevilen Cumhurbaşkanı, en başarılı Başbakan. Türkiye’nin ekonomisini, sosyal yapısını değiştiren ceberuta ve kibre karşı savaş veren, dört eğilimi birleştiren ve Türkiye’yi dikta rejiminin tasarrufundan kurtaran adamdı. Ekonominin önünü açan, insanlardaki yaratıcı gücü keşfeden ve Türk gençlerini bütün dünyaya salan ve ekonomik hamleyi başlatan adam. Türkiye Özal’ı özlüyor. Türkiye Özal’ı her vakit takdirle anacaktır.” şeklinde konuşmasını yaparken tekrar duygulanarak mezarlıktan ayrıldı. Ekmeleddin İhsanoğlu, daha sonra Necmettin Erbakan’ın Zeytinburnu Merkezefendi Mezarlığı’nda bulunan kabrine geçti. Buradaki ziyaretin ardından İsrail’in Gazze saldırısını ve bölgeye insani yardımların ulaşamamasıyla ilgili görüşlerini dile getirdi. Öncelikli meselenin saldırıların bir an önce durdurulması olduğunu anlattı.

BEYANAT VERMEK İŞ DEĞİL, İCRAAT LAZIM

Şu sözleri söyledi: “Bu lanetli saldırının çabucak durdurulması için herkesin bir an önce elinden geleni yapması lazım. Bu zalim ve gaddar saldırının son bulması, ateşli ifadelerle heyecanlı nutuklarla olmuyor. Uluslararası meseleler, hassas dengelere ve çok taraflı diplomasinin yürütülmesine bağlı olarak ancak neticelenebilir. Şimdi orada Gazze’ye yardımların ulaşması için iki yöntem mevcut. Ya güneyden ya da kuzeyden gireceksiniz. Filistin’den gelen yollar kapalı. İsrail zaten saldırganın kendisi. O zaman güneyden yani Mısır’dan gelmesi gerekli. Mısır’la münasebetlerin iyi olması lazım gelir ki o kapıları size açsınlar. Kapıları açmadıkları zaman o zavallı insanlara yardımları nasıl götüreceksiniz? Ben genel sekreterken oraya çok yardım götürdüm.Lakin bunu sessizce ve uluslararası kuruluşlarla, Mısır hükümetinin de makamlarıyla, değişik taraflarla bunu yaptık. Bu ilk kez olmuyor. Çıkış yolları bellidir ama bu yolları aramak için insanların sakin kafayla, serinkanlılıkla düşünmesi gerekli. Beyanat vermek değil icraat yapmak lazım. Benim gösterdiğim yol, Birleşmiş Milletler’e bağlı insan hakları konseyinden gerçekleri tespit etme komisyonu kurmak. İsrail’in yaptığı suç savaşlarını ve kullandığı gayrimeşru silahların suçüstü tespit edilmesi, ona göre Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne giydirilmesi ve bu sefer de geçen seferler gibi yapanın yanında kâr kalmaması.”

21 Temmuz 2014

 


 

İİT Genel Eski Sekreteri



akademisyen


 

1943 yılında Mısır’ın başkenti Kahire’de dünyaya geldi. Mısır Ayn Şems Üniversitesi Fen Fakültesi’nden mezun oldu. El Ezher Üniversitesi’nde akademik hayatına başladı. Kahire Milli Kütüphanesi’nde ve Ayn Şems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Osmanlı kültürü hakkında araştırmalar yaptı. 1974’te Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde doktorasını bitirdi. İngiltere’de Exeter Üniversitesi’nde doktora sonrası çalışmalar yaptı. 1984’te profesör oldu. İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA)’nin genel direktörlüğünü yaptı. Aynı süreçte İÜ Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü ile Türk Bilim Tarihi Kurumu’nun başkanlığını yaptı. İÜ Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi müdürlüğü görevinde bulundu.

UNESCO ve Harvard Üniversitesi’ndeki görevlerinin yanı sıra milli ve uluslararası bir çok bilim kurumunun üyesi. Eğitim tarihine hizmetlerinden dolayı bir çok ödül aldı. Türkiye Devlet Üstün Hizmet Madalyası, Ürdün Birinci Derece İstiklal Madalyası, İKÖ Şeref ve Liyakat Sertifikası ile Mısır Cumhuriyeti Liyakat Nişanı ile şereflendirildi.

Bilim tarihi, Türk kültürü, İslam dünyası ve Batı dünyası ilişkileriyle Türk-Arap ilişkileri hakkında değişik dillerde çok sayıda kitap, makale ve tebliği var. Evli ve 3 çocuk babası. 2004 yılında İİT Genel Sekreteri oldu.

 


HABER:


İhsanoğlu sene sonunda görevi devrediyor
Zaman 8 Şubat 2013

Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 12. Dönem Zirvesi’nde, sene sonunda görev süresi bitecek olan İİT Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nun görevini eski Suudi Arabistan Enformasyon ve Hac Bakanı İyad Medeni’ye (67) devretmesi kararlaştırıldı.

İhsanoğlu, 1 Ocak 2005’den bu yana yürüttüğü İİT genel sekreterliği görevini yıl sonundan itibaren Medeni’ye devredecek.

 



HAKKINDA YAZILANLAR

Ekmeleddin İhsanoğlu
AZEB TAYYİB TAHİR
ZAMAN 15 Şubat 2013

Kendisiyle ilk görüşmem 1990’lı yılların başında İstanbul’da gerçekleşmişti. İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) bağlı İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin (IRCICA) başkanlığını yapmaktaydı.

Kendisiyle bir röportaj yapmış ve röportaj sırasında ümmetin uygarlık kaygılarına aşinalık boyutunu gözlemlemiştim.Ardından uzaktan haberlerini takip ettim ve bir etkinlikte kendisiyle Doha’da görüşmüştüm. İİT genel sekreterliğine aday olduğunda örgütün yöntem ve performansında temel değişime önderlik edeceği umudu sarmıştı beni. Kısa süre içinde göreve gelmesinden sonra kendisiyle Doha’da bir söyleşi gerçekleştirdim ve süreç için aranan isim olduğuna kanaat getirdim. İİT’nin geçen hafta Kahire’deki 12’nci olağan zirvesinde somutlaşan son etkinliğine kadar geçen yıllar, üslubunu, bilimsel metodolojisini, siyasi düşüncesine ve canlılığına damgasını vuran denge ruhunu özetleyerek bu kanaati ispatladı. Birçok meslektaşım Profesör İhsanoğlu göreve gelmeden önce İİT genel sekreterinden bilgi almak için nasıl sıkıntı çektiğimize şahittir. Siyasi ehliyetlerini takdir etmekle birlikte medya organlarını muhatap alma cesaretleri eksikti ve bir kısmına yalnızlık stratejisini benimsemeye sevk eden endişeler hâkimdi. İçlerinden birini hatırlıyorum. Doha’da seçkin bir grup gazeteci olarak genel sekretere varmıştık. O vakit nezaketin damgasını vurduğu ve aşırı resmî bazı ifadelerle yetinmiş, eli boş çıkmıştık.

Eğitimini Kahire’de alması ve en önemli semtlerinden birinde -Şobra’da- yaşaması açısından Arap ve Türk medeniyetine doymuş bir arka plandan gelen İhsanoğlu, teşkilatın gidişatını gerek şekil gerekse de yapısında nitelikli değişiklikler yapmak suretiyle içerik açısından değiştirdi. Teşkilatı birçok gevşeklik ve tıkanıklıktan temizledi. Daha da önemli hiçbir saldırıda bulunmaksızın medyaya açılmanın önemini kavradı ve iletişimin anahtarlarını kavramış profesyonel bir grupla etrafını kuşattı. Aynı zamanda teşkilatı bölgesel ve uluslararası tepkinin oluşmasına ortak olmaya sevk etti. İlk defa dünyanın önemli başkentleri arasında dolaştı, liderleriyle bir araya gelerek İslam dünyasının görüşünü açıkladı, onları ikna etmeye çalıştı ve ateş altındaki bölgelerde güçlü şekilde bulunarak gerek bazı İslam ülkelerinin içlerinde gerekse de birbirleri arasındaki çekişmelerin kontrol altına alınmasına katıldı. Bu roller özetle daha önce yoktu ve İhsanoğlu döneminde İİT, BM’den sonra en önemli uluslararası örgüt olması itibarıyla konumunun önemini anladı.

İhsanoğlu’nun önderliğini yaptığı bütün bu dönüşümlerin arkasında bu adamın zihninde ve vicdanında meskûn uygarlık ve fikri miras olduğunu düşünüyorum. Çalışma ve tezleriyle birçok araştırma merkezine ve bilimsel faaliyete katıldı. Bu da kendisini vakayı okumaya ve gelişmelere sakin değerlendirmeler yapmaya dayalı bilimsel bir yöntem doğrultusunda İİT’nin yönetimine getirdi. Düşünce ve siyasetten uzakta İhsanoğlu’nun şahsındaki insanî boyuta büyük oranda bir derinlik damgasını vurmaktadır. Yardımcılarına yakındı ve onları üstten bakan bir konumla değil, çalışma ekibinin yöntemine uygun bir ilişki kurdu ve herkes arasında rolleri adil bir şekilde dağıttı. Örgüte bağlı insan hakları konseyinin kurulması, kalkınma boyutuna, fakirlikle mücadele, eğitim problemlerine, Batı’da İslam ve Müslümanlara karşı açıkça görülen taassuptan uzak kalarak hoşgörü ve ötekini kabul değerlerinin yerleşmesine verdiği öneme değinmek yeterli olacaktır. Ben şahsen bir gün dahi sorularıma cevap vermekte ve son beş senede Kahire’ye yaptığı ziyaretlerde mülakat vermekte cimrilik etmeyen bu adamla iletişimimden ötürü onur duyuyorum. İhsanoğlu, mevki makamın etkilemediği üst düzey yetkililerdendir. Mülahazalarıma göre derin insanî özünü hep korudu. Bu yüzden gelecek yıl ocak ayında görevinden ayrılması ardında gönüllerde uzun süre kalacaktır.

Katar gazetesi Şark’ta (12 Şubat 2013) yayımlanan yazı kısaltılarak çevirilmiştir

 


 

HABER

İhsanoğlu BM Genel Sekreterliği teklifini reddetti
3 Nisan 2013

Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil El Arabi, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’na Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ne adaylığını koymasını teklif ettiğini ancak İhsanoğlu’nun bu tavsiyeyi kabul etmediğini söyledi.

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun yeni kitabı “Yeni Yüzyılda İslam Dünyası”nın tanıtımı Arap Birliği merkezinde yapıldı. Kitap tanıtım toplantısına Eski Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Arap ülkeleri temsilcileri ile Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliği Müsteşarı Asip Kaya katıldı.

İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu, Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil El Arabi ile Arap Birliği Merkezinde Kahire’de bir araya geldi. Görüşmede İslam İşbirliği Teşkilatı Üyeleri ile Arap Birliği ülkeleri ilişkilerini ve bölgesel konular ele alındı.

İhsanoğlu ve Nebil el Arabi görüşmesi sonrasında kitap tanıtımı resepsiyonuna geçildi. El Arabi yaptığı konuşmasında İhsanoğlu’na eserleri ile yapmış olduğu hizmetlerinden ötürü teşekkür etti.

İHSANOĞLU GERİ ÇEVİRDİ

Nebil El Arabi, resepsiyondaki konuşmasında, İhsanoğlu’na Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine adaylığını koymasını teklif ettiğini ve İhsanoğlu’nun bu görevi başarılı bir şekilde yapacağını ancak Ekmel Bey’in bu teklifi kabul etmediğini bildirdi.

İhsanoğlu’nun Batı’da mevcut olan İslamofobi’ye karşı mücadelesini her zaman takdir ettiklerine değinen El Arabi İhsanoğlu’na plaket takdim etti. İhsanoğlu, okurlarına kitaplarını imzaladı. Resepsiyonundan ardından Türk gazetecilere açıklamalarda bulundu.

İhsanoğlu, “Bu kitap 2009’da Londra ve Amerika’da yayınlandı. Şimdi Arapçası yayınlanıyor. Yakında Türkçesi yayınlanacak. Orduca ve Rusça’ya da tercüme edildi. İslam dünyasının çağdaş problemlerinin aydınlatılmasında çözümün ne olduğunu hususunda önemli ipuçları veriyor. Kitabın önsözünü Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi yazdı. Arap Birliğinde gündeme geldiği için bugün çok mutluyum” dedi.

İlk defa Arap dünyasında fahri doktora verildiğini ifade eden İhsanoğlu, “Bu fahri doktoranın, mezun olduğum üniversite tarafından verilmiş olması 40 yıllık hatıraları tazeliyor ve yarından sonra eski arkadaşlarımla eski öğrencilerimle bazı hayatta kalan eski hocalarımızla bir arada olmaktan dolayı şeref duyuyorum. Bu ödülün Türk bilim adamına verilmiş olmasına milletim adına seviniyorum” şeklinde konuştu.

İhsanoğlu’nun, bugün Mısır temaslarında Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile bir araya gelmesi bekleniyor. Akşam saatlerinde Diploması enstitüsünde düzenlenecek kitap tanıtımı oturumuna katılacak.

İhsanoğlu’na, yarın da mezun olduğu Mısır Aynu’ş-Şems Üniversitesi rektörü tarafından düzenlenecek törende fahri doktora ünvanı verilecek.

 


HABER

Filistin’den Ekmeleddin İhsanoğlu’na Kudüs Yıldızı Ödülü
Hürriyet 28 Ağustos 2013

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin’deki barış süreci ve Filistin’in Birleşmiş Milletler’e gözlemci üye olması için gösterdiği çabalar sebebiyle İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’na, Filistin’in en büyük nişanı olan ‘Kudüs Yıldızı’nı Başkanlık Sarayı’nda düzenlenen törenle takdim etti.

Filistin, İhsanoğlu’na nişan verilmesi kararını 3 ay önce almıştı. Ürdün Hava Kuvvetleri’ne ait bir helikopterle Ürdün’ün başkenti Amman’dan Ramallah’taki Devlet Başkanlığı Sarayı Mukata’ya giden Prof. Dr. İhsanoğlu, önce Yaser Arafat’ın mezarını ziyaret etti. Mezara çelenk koyan İhsanoğlu, saygı duruşunda bulunup dua okudu. İhsanoğlu, daha sonra Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile bir araya geldi. Mahmud Abbas, görüşmenin öncesinde, Filistin’e 2012 Kasım ayında Birleşmiş Milletler’de ‘gözlemci devlet’ statüsü tanınması konusunda gösterdiği çaba ve destekten dolayı Genel Sekreter Prof. İhsanoğlu’na ‘Kudüs Nişanı’ takdim etti. Abbas, törende yaptığı konuşmada, İhsanoğlu’nun Filistin’deki barış ve Filistin’in uluslararası arenada mevcut olma mücadelesinde gösterdiği yakın ilgi ve destekten dolayı teşekkürlerini sundu.



HABER

İİT’den İhsanoğlu için özel gece
sondevir 12 Kasım 2013

İslam İşbirliği Teşkilatı, sene sonunda görevini halefi İyad Medeni’ye devredecek olan Genel Sekreter İhsanoğlu onuruna özel bir gece düzenledi

Suudi Arabistan Kültür ve Enformasyon Bakanı Muhyiddin Hoca’nın kardeşi ve tanınmış fikir adamı Abdulmaksud Hoca’nın düzenlediği geceye İhsanoğlu’nun ve Medeni’nin yanı sıra, fazla sayıda hükümet yetkilisi, akademisyen, entelektüel, diplomatik misyon temsilcileri ve iş adamları katıldı.

İİT’nin İhsanoğlu dönemindeki faaliyetleri ve yaptığı başarılı çalışmalardan bahsedilen gecede, özellikle İhsanoğlu öncesi dönemle görev yaptığı iki dönem farklı yönleriyle kıyas edildi.

İHSANOĞLU’NA ÖVGÜ

Sene başında görevi devralacak İyad Medeni, yaptığı konuşmada, İhsanoğlu’nu uzun senelerdir tanıdığını, göreve gelmesinden sonra İİT’de çok ciddi bir değişim ve dönüşüm yaşandığını belirterek, İhsanoğlu’nun İslam aleminin sesi olmayı başardığını ifade etti.

BM Güvenlik Konseyi’nde söz alan devletlerin hemen hepsinin teşkilatın giderek artan aktif rolüne atıfta bulunduğuna dikkati çeken Medeni, “BM’nin İİT’nin dünya barışı ve güvenliğinin sağlanmasındaki mühim rolüne atıfta bulunmaları gelinen noktanın açık bir göstergesi” diye konuştu.

İİT’NİN ROLÜNE VURGU

Ekmeleddinların İhsanoğlu ise konuşmasında, İİT’nin 2005 yılından itibaren yaşadığı dönüşümü ana hatları ile anlattı. Teşkilatın kazanımı özetleyen İhsanoğlu, İİT’nin başta üye devletler olmak üzere diğer ülkeler ve uluslararası camiada öneminin ve ağırlığının çoğaldığını, İslam dünyasının karşı karşıya olduğu problemlerin çözümünde aktif rol aldığını öne sürdü.

İhsanoğlu, görev yaptığı dönemlerde teşkilatta insan hakları komisyonunun kurulması, kadın hakları statüsünün geliştirilmesi, teşkilatın anayasasının değiştirilmesi gibi benzeri bir çok başarıya imza atıldığını, teşkilatın günümüz problemlerinin üstesinden gelebilecek bir donanıma kavuştuğunu kaydetti.

 



HABER

İhsanoğlu görevini devretti
30 Aralık 2013

İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri İhsanoğlu, görevini İyad Medeni’ye devretti.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu 2005 yılında teslim aldığı İİT genel sekreterlik görevini Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde düzenlenen törenle Suudi Arabistanlı İyad Medeni’ye devretti.

Cidde’de bir otelde gerçekleşen törene, Türkiye’den Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru, Türkiye’nin Cidde Başkonsolosu Fikret Özer ve Suudi Arabistan’dan diplomatik misyon temsilcileri ile üst düzey yetkililer katıldı.

TÜRKİYE’YE VE ARABİSTAN’A TEŞEKKÜR

Yeni Genel Sekreter İyad Medeni törende yaptığı konuşmada, İİT’nin İhsanoğlu döneminde çok önemli başarılara imza attığına dikkati çekerek, İhsanoğlu’nun teşkilatı çok yükseklere taşıdığını ve dünya çapında tanıttığını vurguladı.

Törende söz alan İhsanoğlu, çalışma arkadaşlarına, teşkilata verdiği lokal destek için Suudi Arabistan’a, Türkiye’ye ve üye ülkelere teşekkür etti.

Kendisini İslam dünyasının meselelerine adadığını belirten İhsanoğlu, “Geçtiğimiz dokuz yıl boyunca kendimi İİT’in çalışmalarına adadım. Tüm düşüncelerim, çalışmalarım ve gayretlerim İİT Genel Sekreteri olarak seçildiğim gün üzerime aldığım güvene layık olmaya yönelik oldu. Doğu, Batı, Kuzey ve Güney istikametlerinde 62 kez sefere çıktım ancak hiçbir zaman misyonumu gözden kaybetmedim. Zihnen ve bedenen daima bu gerçekle meşgul oldum. Bunun dışındaki meseleler ikincil planda kaldı” diye konuştu.

BM’DEN SONRA İKİNCİ EN BÜYÜK KURULUŞ

”İİT’nin üye sayısı ve nicelik bakımından BM’den sonra ikinci en büyük uluslararası teşkilat olduğu hususu herkesçe kabul edilen bir gerçek haline gelmiştir” diyen İhsanoğlu, bunun en açık göstergesinin, BM Güvenlik Konseyi’nin geçtiğimiz Ekim ayında düzenlediği İİT konulu özel oturum olduğuna işaret etti.

İİT’in ciddi değişikliklere sahne olduğuna dikkati çeken Ekmeleddin İhsanoğlu, şöyle devam etti:

“Teşkilat 2005 yılında bu yana önemli bir paradigma değişimine şahit olmuştur. İİT başlıca iki açıdan büyük değişime şahit olmuştur: Birincisi, çalışma metodolojisi ve İslam Dünyasındaki meselelere yönelik yaklaşımı; ikincisi ise, İİT tarihinde bir ilk olan On Yıllık Eylem Planı’ndaki spesifik hedef ve amaçların planlanması ve belirlenmesidir. Siyasi alanda İİT kuruluşundan bu yana bazı konulara yönelik geleneksel yaklaşımını değiştirmiştir.

Irak’taki mezhebi ihtilafın çözümü için 2006 Mekke Anlaşmasıyla sonuçlanan kendi dinamik metodunu geliştirmiş; Filistin’de 2006 Aralık ayında El-Fetih ve Hamas arasında uzlaşmaya varılmasında rol oynamış; Filistin’in UNESCO ve BM üyeliklerini kazanması için yapılan oylamalarda İİT üyesi ülkelerin en geniş şekilde aktif katılım ve desteğini sağlamıştır. Kutsal Kudüs şehri ve sağlık, eğitim ve konut alanlarındaki sorunlarının çözümüne yönelik özel bir plan hazırlama başarısını göstermiştir.”

RAKAMLARLA İHSANOĞLU DÖNEMİ

Kendi dönemi ile ilgili gelişimi rakamlarla ifade eden İhsanoğlu, şunları kaydetti:

“On Yıllık Eylem Planı kapsamında İİT içi ticaret hacmi 2004’te 205 milyar dolardan 2012’de 742,47 milyar dolara yükselmiştir. Bu bağlamda ayrıca, İİT Tercihli Ticaret Sistemi Antlaşması’nın üye ülkelerce imzalanıp onaylanmasını ve yürürlüğe girmesini sağladık. İlave olarak, İİT üye ülkelerimizin ihtiyacını duyduğu ve İslam Dünyasının beklentilerine uygun bir şekilde yeni faaliyet alanları geliştirmiştir.

Bu alanlar arasında doğal felaketler, savaş ve krizlerin sonuçlarıyla mücadele bağlamında insani yardım faaliyetleri yer almaktadır. İİT uluslararası diplomatik girişimlerinde İslamofobiyle mücadeleye büyük önem vermiştir. Bu çerçevede çatışmacı safhadan işbirliği ve uzlaşma safhasına geçilmesini sağladık. Bu bağlamda başta BM İnsan Hakları Konseyi’nde kabul edilen 16/18 Sayılı Karar ve müteakiben BM Genel Kurulunda onaylanan kararlar olmak üzere uluslararası alanda birçok girişim başlattık.

-“Bundan sonra da İslam dünyası için çalışacağım –

İhsanoğlu kendisini İslam dünyasına adadığını ve bundan sonra da var gücü ile İslam dünyası için çalışacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:

” 2005 yılında başlatılan reform ve gelişme süreci iki yıl sonra sonuçlanacaktır. İslam dünyasının tarihte hiç olmadığı kadar şahit olduğu yeni ve tehlikeli bunalımlar karşısında hızlı istişareler yapılması, tutum geliştirilmesi ve karar almaya yönelik yeni çalışma usulleri geliştirilmesi üzerinde düşünmemiz gerekmektedir. Bugün görevim sona ererken, hayatımın geri kalanında İslam Dünyası’nın meseleleri ve sorunlarına hassasiyetle eğilmeye devam edeceğimi vurgulamak isterim.”

Konuşmasının sonunda Ahmed Şevki’nin bir şiirini okuyan İhsanoğlu, ”Sayın Iyad Emin Medeni’ye en samimi tebriklerimi ve temennilerimi ifade etmek isterim. Kendisinin bu sorumluluğu en az benim kadar ve hatta daha iyi bir şekilde yerine getireceğine yönelik güvenim tamdır” diyerek görevini devretti.

 


HABER

AK Parti’yle arası fena bozuldu
Milliyet 16 Haziran 2014

İslam Konferansı Başkanlığı görevi yürüttüğü dönemde Ak Parti iktidarıyla yakın ilişkiler içinde olan Eklemettin İhsanoğlu’nun hükümetle arası Mısır’daki darbe sonrası açılmıştı. Mısır’da askerin iktidarı ele almasını ‘darbe’ olarak nitelendirmeyen ve gelişmelere karşı sessiz kalmaya tercih eden İhsanoğlu, Erdoğan ve kurmaylarını açık hedefi haline gelmişti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, o dönem “İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ne iş yaptığını bilen var mı? Bu zat, darbeden sonra Mursi’yi suçlamıştı. Prof. Dr. İhsanoğlu’nun İİT Genel Sekreteri seçilmesi için Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Başbakanımızın büyük çabalarını hatırladıkça yazık diyorum” eleştirilerinde bulunmuştu. İhsanoğlu’na yüklenen bir diğer isim de Adalet Bakanı Bekir Bozdağ olmuştu. Bozdağ, İhsanoğlu’nu istifaya çağırmıştı.

 


HABER
Çatı aday Ekmelettin İhsanoğlu
Milliyet 16 Haziran 2014

CHP, Cumhurbaşkanlığı adayı olarak MHP’ye İslam İşbirliği Teşkilatı eski Başkanı Ekmeleddin İhsanoğlu ismini önerdi.

MHP lideri Devlet Bahçeli, “Bu isim milletimiz için çok hayırlı bir isimdir” dedi.

İhsanoğlu: “Bu uzlaşmanın odak noktasında bulunmak büyük bir teveccühün eseridir. Şüphe yok ki Türkiye gibi büyük bir ülkede bu yüce makama layık, görevini hakkıyla ifa edecek pek çok sayıda üstün vasıflı şahsiyetlerin var olduğu muhakkaktır. CHP ve MHP’nin bu konudaki ortak kararını saygı ve teşekkür ile karşılıyorum.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir