Jitem Nedir?

Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele veya kısaca JİTEM, İçişleri Bakanlığı’nın onayı olmaksızın ve Genelkurmay Başkanlığı’nın görüşü alınmadan Jandarma Genel Komutanlığı’nın kendi inisiyatifi ile kurulan ve terörle mücadele kapsamında faaliyet gösteren bir oluşumdur.JİTEM’in var oluşu uzun süre devlet kurumları tarafından onaylanmadı lakin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın JİTEM hakkında başlattığı soruşturmada devlet, JİTEM’i resmen kabul etti.Kurumun Güneydoğu’daki pek çok faili meçhul cinayetten sorumlu olduğu da iddialar arasındadır.

Varlığı Hakkındaki Tartışmalar

Sabah gazetesinin ortaya çıkardığı JİTEM’in tarihçesinin ve örgütlenme modelinin anlatıldığı iddia edilen belgeye göre teşkilat, 27 Ağustos 1987 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı’na bağlı olarak “Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı (JİTEM)” ismi ile kurulmuştur.Başlangıç olarak, Mardin, Silopi, Batman bölgeleri faaliyet alanı olarak belirlenmiştir ve toplam 2 grup, 11 tim bu kuruluş içerisinde faaliyetlerini sürdürmüştür.

Susurluk kazasının arkasından TBMM’de kurulan Susurluk Komisyonu’na bilgi veren eski Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman, “Jandarma teşkilatı içerisinde JİTEM isminde yasal veya yasa dışı bir örgüt kurulmadığını” savunmuş; lakin jandarma dışında bu ismi kullanıp kanunsuz işler yapan bir grubun olduğunu söylemiştir.

“Binbaşı Ersever’in İtirafları” kitabının yazarı araştırmacı Soner Yalçın’a göre JİTEM, 1987 senesinde Binbaşı Arif Doğan tarafından Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığı bünyesinde kurulmuş; İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Diyarbakır, Samsun ve Erzurum illerinde örgütlenmiştir.Soner Yalçın, JİTEM içerisinde muvazzaflar ve hapishaneden özel izinle çıkarılan PKK itirafçılarının da bulunduğunu iddia etmiştir.

Susurluk skandalından yaklaşık olarak bir sene sonra Başbakanlık teftiş kurulu başkanı Kutlu Savaş tarafınca hazırlanan Susurluk Raporu da Soner Yalçın’ın birçok öne sürdüğünü doğrulamıştır. Savaş’ın raporuna göre JİTEM özel timlerin idaresi amacıyla Hulusi Sayın’ın Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanlığı (1981-1985) döneminde kurulmuş ve bölgede etkili çalışmalar yapmıştır. Bünyesinde çok miktarda korucu ve itirafçı bulunması sebebi ile ferdi suç oranı yükselmiştir.

1995’in Nisan ayında TBMM faili meçhul cinayetler komisyonunun hazırlamış olduğu raporda JİTEM’in faaliyetlerinin ne olduğu anlaşılamadığı, devlet organlarının kanunlarla sınırlı görev ve yetkileri aşılıp, yasal boşluklardan faydalanılıp yeni kurumlaşmalara gidildiği belirtilmiştir. Raporda JİTEM; yetkisiz, görevsiz olduğu polis mıntıkasında polisten habersiz operasyon yaptığı öne sürülmüş, yasal dayanağı bulunmayan ve kuruluş amacından saparak bazı illegal olaylarla beraber anılan bu teşkilâtın faaliyetlerine son verilmesinin gereği belirtilmiştir.

Emniyet Müdürü Hanefi Avcı JİTEM davası için talimatla verdiği ifadesinde JİTEM’in varlığının resmi düzeyde kabul gördüğünü söyledi. Diyarbakır Asayiş Kolordu Komutanlığı ve Diyarbakır Alay Komutanlığı içerisinde tahsis edilen yerlerde JİTEM levhaları olduğunu ifade eden Avcı, Ersever ve ekibinin yapmış olabileceğini tahmin ettiği olayları, HADEP İl Başkanı Vedat Aydın’ın kaçırılıp öldürülmesi, baro başkanın arabasına bomba konulması, Yeni Ülke gazetesinin yakılması, bir derginin basılarak bir kişinin öldürülmesi şeklinde sıraladı.

Emekli tuğgeneral Veli Küçük sanık olarak yer aldığı Ergenekon davasında yaptığı savunmasında Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde hiçbir zaman böyle bir birimin olmadığını ve bu ad kullanılarak sanki gizemli, yasadışı bir oluşum varmış izlenimi yaratılmaya çalışıldığını iddia etti.

İtirafçı Abdülkadir Aygan bir röportajında üzerinde “Görev yeri: JİTEM” yazan resmi maaş bordrosunu göstermiş ve görev yaptığı yerde JİTEM yazılı tabela bile bulunduğunu öne sürmüştür.Aygan, görev yaptığı dönemde Ergenekon adını hiç duymadığını ancak 2001 yılında Ankara’da JİTEM dışında yeni bir örgütlenmenin hissedildiğini belirtmiş ve Ergenekon Operasyonu başladıktan sonra JİTEM’in Ergenekon’un askerî kanadı olduğu düşüncesine vardığını sözlerine eklemiştir.

Emekli albay Arif Doğan’ın, 14 Ağustos 2008’de Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınmasıyla birlikte JİTEM ile ilgili yeni bilgiler edinildi. Operasyon kapsamında Doğan’ın depo olarak kullandığı İstanbul Beykoz’daki bir evde yapılan aramalardaysa çok sayıda “JİTEM belgesi”, 2 kalaşnikof marka tüfek, bin adet mermi ve bin boş kovan ile 280 tane el bombası bulundu.Doğan’dan ele geçirilen 1989-1991 seneleri arasına ait dokümanlarda “JİTEM” adının kullanıldığı görülmektedir.Doğan ifadesinde JİTEM’i kendisinin kurduğu ve daha sonra Veli Küçük’e devrettğini itiraf etmiştir.

jitem nedir

Doğan’dan ele geçirilen bir belgede “örgütü geri bölgesindeki kamplarında vurabilmek maksadıyla PKK’nın ideolojisiyle ters düşen örgütlerle görüşme yapıldığı ve bu görüşmelerin bir örgütle üst seviyeye kadar ulaştığı” bilgisi yer almaktaydı. İddianamede ismi açıklanmayan bu örgütün Hizbullah olduğu ileri sürüldü.Ergenekon iddianamesinde ayrıca JİTEM’in kuruluşunda emir-komuta zinciri içinde olmasına rağman özerk bir hale gelen yapının hukuk dışı işlere bulaştığı yorumlarında bulunuldu.Arif Doğan,emekli Albay, JİTEM’i kendisinin kurduğunu ve kendisinin dondurduğunu söyledi. Habertürk’e konuşan Doğan, Ergenekon ile ilgisinin olmadığını belirterek “Benim ilgim alakam JİTEM iledir” diye konuştu. JITEM’in kurucusuna göre, örgütde 10 000 kişi görev aldığını itiraf etti. Alman “Der Spiegel” dergisinde yayınlanan “Kürtlere karşı Türkiyenin kirli savaşı” haberine göre, “JITEM Türk jandarmanın özel bölümü” dür. JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan NTV’ye yapmış olduğu açıklamada, JİTEM grubunun Türkiyenin 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’le görüştükten sonra siyasi iradenin verdiği destekle faili meçhul cinayetler işlediğini söyledi. Aile mensublarını öldüren JITEM’e karşı “Cumartesi Anneleri” olarak bilinen kayıp yakınları Galatasaray Meydanı’nda 300’den fazla oturma eylemlerini yaptılar. Ama Türkiye bu eylemi yasakladı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, emekli albay Arif Doğan’ın kamuoyuna yansıyan bir takım açıklamaları nedeniyle JİTEM ile ilgili başlattığı soruşturmada, JİTEM adlı oluşumun, İçişleri Bakanlığının onayı olmadan ve Genelkurmay Başkanlığı’nın görüşü alınmadan, Jandarma Genel Komutanlığının kendi inisiyatifiyle kurulduğu tespitinde bulunuldu.

Faaliyetleri

Teşkilatın gözaltında tuttuğu kişilere Filistin askısı, falaka vb. yöntemlerle işkence uyguladığı ve yargısız infazlar yaptığı iddia edilir. Öldürdükleri kişilerin bazılarını gömerek gizledikleri bazılarını ise halkta korku yaratmak amacıyla bir yere attkları da iddialar arasındadır.Eski JİTEM elemanı Aygan’a göre de bölgede cinayetlerin %80’i JİTEM tarafınca işlenmiştir.JİTEM adının ilk kez mahkeme tutanaklarına girdiği olay Yüksekova çetesi davasıdır. Silah ve uyuşturucu kaçakçılığı başta olarak bir dizi suçtan yargılanan Yüksekova çetesi yapılanmasında Arif Doğan’ın da ismi geçmekteydi.

JİTEM ve faili meçhul cinayet tartışmalarında genellikle 17 bin faili meçhul rakamı telaffuz edilir.Fakat bu sayıyı abartılı bulanlar da vardır.[34][35] Prof. Dr. Ümit Özdağ, 17 bin faili meçhul iddiasının PKK’nın psikolojik savaş sloganı olduğunu savunur.

Yapılanma

Abdülkadir Aygan’a göre teşkilatın şeması şu şekildedir:

–  Jandarma Genel Komutanlığı
–  İstihbarat Başkanlığı-Gruplar Komutanlığı
–  Grup Komutanlıkları (yedi ayrı bölgede konumlanmış)
–  Tim Komutanlıkları-Birimler

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir